Abdülhakim ALTUNTOP -- İSLAM ve BİLİM

AY MUCİZESİNİN İLMÎ İZAHI

      ** NEDEN HERKES GÖRMEDİ?
     Ay Mucizesinin herkes tarafından görülmesi, Cenâb-ı Hak tarafından dünyada arzu edilen "imtihan sırrı"na ters düşecek ve ister istemez bütün insanların îmana gelmesine yol açacaktı. Bu yüzden Ay'ın ikiye ayrılması, insanların genellikle uykuda veya evlerinde oldukları bir saatte, ani ve kısa süreli olarak gerçekleşti. Ay'ın hergün farklı saatlerde doğması ve farklı yerlerde bulunmasının yanısıra, o asırda gökyüzünü sürekli olarak inceleyen âlimler de yok denecek kadar azdı. Aynı zamanda bazı ülkeler sis ve bulut gibi engellerden, bazıları da saat farkından ötürü Ay'ı göremiyordu. Bu mucizenin gerçekleştiği saatlerde İngiltere ve İspanya'da güneş yeni batıyor, Çin ve Japonya'da sabah oluyor, Amerika kıtasında ise gündüz saatleri yaşanıyordu. Ay'ın görülmesi için yeterli olan şartlar, Arap Yarımadasının dışında en iyi Hindistan'da gerçekleşmiş ve Dhar Şehri Kralı Raja Bjoh ve râiyeti (halkı) tarafından bütün ayrıntılarıyla takip edilmişti. Chamal Nehri kıyısındaki sarayının balkonundan Ay'ın ikiye yarıldığını gören kral, önce dünyanın sonunun geldiğini zannederek korkuya kapılmış, daha sonra da bunun Arabistan'da zuhur ettiği (ortaya çıktığı) söylenen yeni peygamberin bir mucizesi olabileceğini tahmin ederek vezirini Mekke'ye göndermişti. Raja'nın veziri, Efendimizle görüşme şerefine erişmiş ve Ay'ın, O'nun mucizesi sonucunda ikiye ayrıldığını anlayarak İslâmiyeti seçmişti.
  Bugün bu bahtiyar hükümdarın torunu olan Bjohzadeler, Hindistan'daki Dhar Şehrinin hemen dışında ikamet ediyorlar (yaşıyorlar).
 

  * BAŞKALARI DA GÖRMÜŞTÜ
     Şakk-ı Kamer Mucizesi, Hindistan halkı tarafından da görülmüştü. Hatta bu mucizenin gerçekleştiği tarih, daha sonra bir başlangıç yılı olarak kabul edildi ve bazı eserler üzerine işlendi. Bu ülkede ele geçirilen bir heykel üzerinde: "Ay'ın ikiye ayrıldığı senede yapılmıştır" ifadesi bulunuyordu. Bu durum, bazı müfessirler (Kur'an âyetlerini açıklayanlar) tarafından sıkça nakledilmiş ve çok önemli bir delil olarak gösterilmişti. (Kaynak: Ömer Nasuhi Bilmen: " Muvazzah ilm-i Kelâm" 3. Baskı, sayfa: 161).

   * İLİM GÖRÜYOR
     Ondört asır önceki astronomi ilminin ve haberleşme sistemlerinin yetersizliği sebebiyle tam olarak görülmeyen veya görüldüğü halde yeterince yaygınlaşmayan Ay Mucizesi, 4 Mayıs 1967 yılında Florida'daki Cape Kennedy Uzay Üssünden fırlatılan "Orbiter 4" uydusundan çekilen Ay fotoğraflarıyla ister istemez gündeme geldi. Orbiter 4'ün bu çalışmasında, Ay'ın dünyamızdan görülmeyen arka yüzünün resimleri çekilmiş ve 3000 km. uzaklıktan çekilen Ay fotoğraflarında, daha önce küçük bölümler hâlinde çekilen Ay fotoğraflarında farkedilmeyen bazı özellikler göze çarpmıştı. Ay'ın arka yüzeyi, uzunluğu 240, genişliği de yer yer 8 km/yi bulan bir yarık tarafından boylu boyunca kuşatılmaktaydı. (The Müslim Digest, Vol:34, Nos:304, page:35) Bu çatlağın merkezi, 6 derece güney ve 105 derece doğu olarak belirlenmişti. Tabii (doğal) sebeplerle meydana gelen çatlaklar, dalgalı ve düzensiz çizgiler oluşturduğu halde, bu çatlaklar dikkati çekecek kadar düz bir çizgi halindeydi.
     * ÜÇ ASIRLIK HARİTA
  Ay'ın iki parçaya ayrıldığı, bizzat Rabbimiz tarafından ifade edildiğine göre, bu parçaların tekrar birleşmesi sırasında meydana geldiği tahmin edilen çizginin Ay'ın tamamını dolaşması gerekmektedir. Yani birleşme çizgisi, Ay'ın dünyadan görülen yüzünde de bulunmalıdır.
  Uzay çalışmalarını yürüten ülkeler, şu ana kadar Ay'ın bu yüzünü çevreleyen bir çatlaktan bahsetmedikleri gibi, İtalyan gök bilimcisi Cassini tarafından üçbuçuk asır önce çizilen Ay haritasını da gözden uzak tutmuşlardır. Modern astronomiyle uğraşan bilim adamları tarafından "son derece önemli" olarak kabul edilen ve bilimsel yönü tartışılmadığı için birçok kitapta yer alan bu harita, günümüze ait Ay fotoğraflarıyla da mükemmel bir uyum göstermektedir. Cassini'nin üçbuçuk asır önce çizdiği bu haritada, dünyamızdan görülen Ay yüzeyinin tamamını kuşatan ve tesadüflere bağlanamayacak kadar muntazam olan bir çizginin varlığı açıkça görülmektedir. 151. sayfada fotoğrafını verdiğimiz bu haritayı inceleyenler, bir cetvelle çizilmiş gibi muntazam olan bu çizgiyi açıkça farkedecektir. Fakat iki büyük taşın üst üste konduğunu veya bazı yerlerde derince çizgiler çizildiğini görüp te bunların uzaylılar tarafından yapıldığını iddia eden Daniken gibi sahte âlimler, bu çizgilerden hiçbir zaman bahsetmeyecektir.

 
   * AY YÜZEYİ DEĞİŞİYOR MU?
    Değerli kardeşlerim.
   Sizlere Cassini'nin haritasından bahsetmiş olmamın sebebi, Ay Mucizesinin yaşandığı zamana en yakın kaynak olmasından dolayıdır. Çünkü Ay Mucizesinden bu yana geçen ondört asır boyunca, Ay yüzeyinde önemli değişmelerin olduğu ve sözkonusu çatlağın zamanla örtülüp kapandığı bilinmektedir.
   Ay yüzeyindeki bozulmaların birçok sebebi vardır. Bunlardan biri, sıvı haldeki lavların taşması olarak belirtilmektedir. (Bilim ve Yaşam Ansiklopedisi, Bilim ve Teknoloji Cildi, Gelişim Yayınları shf: 241) Mesela Ay yüzeyinde vaktiyle bir çember şeklinde olan "Ebemkuşağı Körfezi" (Sinüs iridum), yakın sayılabilecek bir geçmişte bu lavlar tarafından doldurularak bir yay hâline getirilmiştir. Ay yüzeyinin bozulmasına sebep olan diğer bir faktör de, sıcaklık derecesindeki ani farklılıklardır. Ay üzerindeki sıcaklık, güneşin belirli bir yüksekliğe ulaşmasıyla birlikte - 80 dereceden +120 dereceye fırlamakta ve 200 dereceyi bulan bu ani ısı değişimleri sonucunda kayalar parçalanarak Ay yüzeyinin görünümünü değiştirmektedir.
    Ay'ın son derece yoğun bir meteor (göktaşı) yağmuruna maruz kalması da, yüzeyinin değişmesine yol açar. Ağırlığı bazen tonlarla ifade edilen göktaşlarının yapmış olduğu tahribat, tek kelimeyle dehşet vericidir. Hatta saniyede 40 km. hızla düşen fındık büyüklüğündeki göktaşları bile bir kurşun tesiri yapar ve en sert kayalarda en az 30 cm. derinliğinde ve 60 cm. genişliğinde bir çukur açar. Bilindiği gibi dünyamızın etrafını kuşatan atmosfer tabakası, bu taşlar için mükemmel bir kalkan görevi yapmaktadır. Buna rağmen nadir de olsa düşen göktaşlarının açtığı dev kraterler, herhangi bir atmosfer tabakasına sahip olmayan Ay yüzeyinin ne kadar fazla bozulabileceğini ortaya koymaktadır.
    Yukarıda saydığımız bu sebeplerden dolayı Ay yüzeyi her an değişmekte ve farklı bir görünüme kavuşmaktadır Bu yüzden şimdi değişmiş veya kısmen kapanmış olsa bile, üçbuçuk asır önceki Ay haritasında gösterilen (ve ay ikiye ayrıldıktan sonra, tekrar birleşmesiyle meydana gelen) o muazzam çatlak, önemini korumaktadır.
    Modern Astronominin Ay mucizesiyle ilgili tespitleri (veya inkârları) hangi boyutta olursa olsun, inananlar için fazla bir önem taşımaz. Çünkü bu mucize, bizzat Allah tarafından doğrulanmakta ve Kur'anda şöyle ifade edilmektedir:
   "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı. Onlar (müşrikler) bir âyet (mucize) görseler, ondan yüz çevirip: "normal bir sihir" derler, yalan söylerler, nefislerine uyarlar" (Kamer Suresi l -3. âyet)

     Değerli kardeşlerim.
  Ümmeti olmakla iftihar ettiğimiz o yüce Peygamberin görür gibi incelemiş bulunduğumuz mucizeleri, sayıca bini geçtiği için ciltlere sığmaz.
  Ben bu kitapta, o mucizeler denizinden bir damla takdim ettim sizlere.
  Bu mucizeleri bizzat Efendimizin ağzından dinlemek ve onları tekrar yaşamak ister miydiniz?
  Böyle bir şeyi kim istemez, öyle değil mi?
  Bunun için yapacağımız tek şey, Peygamberimizin emrettiği şekilde yaşamak ve böylelikle O'nu ne kadar sevdiğimizi ispat etmektir.
  Peygamberimize olan sevgisini hayatıyla, Efendimize yaptıkları dua ve selat-ü selamlarla ispat edenler mutlaka Cennet'e girecek, O'nunla orada yüzyüze sohbet edecek ve bu mucizeleri bizzat O'nun ağzından dinleme şerefine ulaşacaktır.
  Çünkü Peygamberimizin müjdelediği gibi: "insanlar, sevdiği kişilerle beraber olacaktır."

 
  * Kaynak :
     * ZAFER İLİM ARAŞTIRMA DERGİSİ - AY  MUCİZESİ. S: 175. Sh: 04-12
     *
     * 
     * 
     * 
     *  *  *  * *
     * 
     * 
     *   Peygamber Efendimizin (s.a.v.) en büyük mucizelerinden biri, Şâkk-ı Kamer adıyla bilinen "Ay'ın ikiye ayrılması"'dır. ZAFER İLİM ARAŞTIRMA DERGİSİ Şu ana kadar ele alınmaya pek cesaret edilemeyen bu mucizeyi Temmuz 1991 sayısında incelerken, âyet ve hadislerin yanısıra çeşitli teknik bilgilere, astronomik haritalara ve uydu fotoğraflarına yer verdi. "AY MUCİZESİ" başlığını taşıyan yazıda, mucize tahakkuk ettiği sırada Efendimizin (s.a.v.) yanında bulunanların isimleri, mucizenin nasıl gerçekleştiği, kimler ve hangi ülkeler tarafından müşahede edildiği, fakat neden herkes tarafından görülemediği gibi hususlara temas edilmişti.
      *  1967 yılında fırlatılan Orbiter-4 uydusundan alınan 67-1805 seri numaralı fotoğraflarda, Ay'ın dünyadan görünmeyen ara yüzeyinin, uzunluğu 240, kalınlığı ise 8 km olan bir yarık tarafından kuşatıldığı belirtilmişti. Bu yarığın bariz bir şekilde yükselmiş yan kenarları, Ay'ın ayrıldıktan sonra tekrar birleşmesi sırasında oluşmuş intibaını kuvvetlendiriyordu.
     * 


muciz-ay
Cassini'nin 311 Yıl Önce Çizdiği Ay Haritası    

  * Aynı yazıda ilk defa ZAFER Dergisi tarafından ortaya atılan bir delil de, Modern Astronomi ile uğrasan bütün ilim adamlarınca fevkalâde önemli bir kaynak olarak kabul edilen ve ilmi yönü tartışılmayan birçok kitapta yer alan 311 yıllık Ay haritasıydı. İtalyan gök bilimcisi Cassini tarafından çizilen bu ay haritasında, dünyamızdan görülen ay yüzeyinin tamamını kuşatan tesadüflerle meydana gelemeyecek kadar muntazaman olan bir çizginin varlığı, son derece net bir şekilde müşahede edilmekteydi. ZAFER, bu çizginin ay'ın ikiye ayrılıp tekrar birleşmesiyle meydana gelebileceğini belirttiği yorumunda, zamanla yapısında değişikliklerin olabileceğini ortaya koydu. Çünkü ay, her an yoğun bir meteor bombardımanına tutuluyor ve 1 gramlık göktaşları bile, en sert kayalarda 30 cm derinliğinde, 60 cm çapında bir çukur açıyordu. Bilindiği gibi bu meteorlardan bazıları koruyucu atmosfer tabakasına rağmen dünyamıza düşmüş, Arizona çölüne düşen bir tanesi çevresi 5 Km'ye ulaşan 174 m derinliğinde bir çukur açmıştı.
     *   
     *   ZAFER Dergisi , daha sonra "Ay Mucizesi"'nin dünyadaki örneklerine veriyor ve yazıyı söyle devam noktalıyordu:
    *  "Döllenmiş tek bir hücrenin parçalanarak 60 trilyona ulaşması ve beden üzerinde kusursuz bir şekilde birleşmesiyle vücud bulan insanoğlunun, Ay gibi şuursuz bir kütlenin parçalanıp tekrar birleşmesini inkâr etmesi, gerçekten gülünç ve acınacak bir tablodur"
     *   
     *     Kaynak :
     *    * ZAFER İLİM ARAŞTIRMA DERGİSİ,  Sayı: 200, Yıl: 1993. Sh: 36-37
     *  
     *   
     *  *  *  *  * *  *
     *    * AY MUCİZESİ KONUSU İLE ALAKALI MEHAZLAR :  
    * ŞÂMİL İSLAM ANSİKLOPEDİSİ - Cengiz YAĞCI -ŞÂMİL YAYINEVİ
    * ZAFER İLİM ARAŞTIRMA DERGİSİ . SAYI: 175. YIL : TEMMUZ 1991
    * UZAY AYETLERİ TEFSİRİ - DR. CELAL YENİÇERİ
    * MEZHEPSİZLER - Dr. Habis es SAMARRAİ - BİLGE YAYINEVİ
     * HAK DİNİ KUR'AN DİLİ - ELMALILI HAMDİ YAZIR
    * İMANIMIZLA OYNAMAYINIZ - DR. ZEKİ ÇIKMAN . BEREKAT YAYINEVİ
    * PEYGAMBERİMİZİN MUCİZELERİ ve BÜYÜK ÖZELLİKLERİ - UYSAL YAYINEVİ
    *
     *   
     *   
     *   

TelePhone & WhatsApp :

*****

E-Mail :

altuntopnet@gmail.com

Adress :

BUCA / İZMİR